GÜLE GÜLE 2006!

 

 

 

 

Takvimlerin azizliği mi denir ne denir bilinmez, bayramla yılbaşı aynı güne denk geldi. (Bir daha da böyle bir hadiseyi 2070’lerde falan görecekmişiz ya da göremeyecekmişiz.) Hadi gene iyiyiz, ikisini bir arada çıkartıp masraftan kurtulmuş oluyoruz. (Bu noktada tabi bazı uyanıklar, sabah hindi kurban edip akşam yemeyi falan düşünmesinler! O caiz olmaz sanırsam. Alo Fetva hattına bir açıp sorun gene de)

Her yılbaşı gecesini televizyon başında dansöz bekleyip portakal soyarak geçiren biri olmam hasebiyle benim için masraf hususunda pek bir şey değişmiyor gerçi.

Öncelikle herkese iyi bayramlar ve mutlu yıllar diliyorum, bu yıl her şey gönlünüzce olsun efendim…  

Ben tabi çoğu şeye bir anlam veremediğim gibi insanların yeni bir yılın geldiğine neden bu kadar sevindiklerine de bir anlam veremiyorum. Normalde kutlayacak bir şeyi olmayan bizim gibi kişiler için bir meşgale, haybeye bir sevinç oluyor açıkçası. Sonuçta bir yaşımıza daha girmişiz, koskoca bir yıl geçmiş. Eskiyen bir yıl var ortada, o yıl nerdeyse bir yıl bizim kahrımızı çekmiş ama onu düşünen yok. Hemen buruşturup çöpe atmaya amma meraklıyız kısacası vefa denen bir şey kalmamış efendim. Alıştığım şeylerin eskimesine dayanamıyorum. Eşyalarımın, kıyafetlerimin, bedenimin, ruhumun -hatta şimdi düşündüm de- yılımın eskimesine gıcık oluyorum. O nedenle yeni yılı genelde sevinçle karşılamaktan imtina ederim. (Biraz da aslında üşengeçlik var tabi kanımızda)          

                                   Yeni yılı karşılamak için pek bir hazırlık yapmadım genelde de yapmam. Herkes gibi kırmızı donumu giyer, asık suratla televizyonun karşısına oturur, çekirdeğimi çitler, biletime amorti bile çıkmamasına sinirlenir, geçen yıl da yapamadığım -ve büyük ihtimalle bu yıl da yapamayacağım- bir dolu söz veririm kendime.

Örneğin: Seneye yılbaşını evde geçirmeyeceğim, zayıflayacağım, dans kursuna yazılacağım, kapkaççılara önlem alarak uzak doğu sporlarından en kolayını öğreneceğim, dünyayı gezeceğim, blogumu güzelleştireceğim, kendime çeki düzen vereceğim, cilt bakımı, selülit tedavisi, güneş lekesi, akne, sivilce tedavileri, lazer epilasyon gibi konulara karşı ilgimi en üst düzeyde tutacağım, yenilikleri ve modayı takip edeceğim, sağlıklı besleneceğim, makyaj yapacağım, spor yapacağım, sevgili edineceğim, çevremdekilere sigarayı bıraktıracağım, daha az televizyon seyredip daha çok kitap okuyacağım, sinemaya, tiyatroya, sergiye, konsere, her türlü etkinliklere gideceğim, "İstanbul kazan ben kepçeyim" diyeceğim, “Korsana hayır” diyeceğim, mp3 indirmeyeceğim, bütün bunları yapmama karşın fazla para harcamayacağım, tutumlu olacağım, daha bi güleryüzlü ve sempatik olacağım, olduğum gibi görünüp göründüğüm gibi olacağım, kendimi kurtaracağım, geleceğimi sağlama alacağım, Türkiye’nin AB’ye girmesi için üzerime düşen ne görev varsa yapacağım, gözümü dört açacağım, at binip kılıç kuşanacağım, mangalda kül bırakmayacağım, böyle böyle mi delireceğim?!... vs.vs.

                                    Bu yeni yıl denen hadisenin “10-9-8-7-…” kısmı dışında da pek bir atraksiyonu olmaz yani benim açımdan. Sadece o an şöyle bi kıpraşır, silkinir, oturduğum yerden yavaşça kalkar, “Heyoo!” der gene yerime otururum.

Yılbaşı hazırlıklarımdan bahsettikten sonra şimdi de yılın değerlendirmesine geçiyor ve canı gönülden 2007'nin 2006'yı aratmamasını diliyorum. 

 

 

 

 

 

 

 

 

"AZGIN TEKE" YILI 

 

            Her yıl olduğu gibi yine bütün gazeteler harıl harıl almanaklar verdi. Ben de bir 2006 almanağı yapmasam bir yerim şişerdi. “Kah güldük, kah eğlendik, kah ağladık, kah hüzünlendik ve böylece bir yılı daha eskittik” demekle olmuyor tabi bu işler! Bir kere bilimsel olacaksın, arşivleri açıp tek tek bakacaksın, okuyacaksın, yetmedi hafızanı yoklayacaksın, önemli olayları belirleyeceksin vs vs.  

Ben de yoğun araştırmalarım neticesinde -arkasından konuşmak, vefasızlık, yukarıda eskiyen yıl için söylediklerimle çelişmek gibi olmasın ama- 2006’yı hiç sevmediğimi tespit ettim. Çok fazla gariplikle, iğrençlikle, çirkinlikle, kötülükle dolu bir yılmış. Ay gerçekten ne uyuz, ne gıcık bir yılmış bu 2006 ya!! Ay sinirleniyorum vallahi, döverim ben bu 2006’yı giderayak! 2006 bir an önce giiiiiiiiiiiit!

[(El sallama işareti yaparak) Yıldırdın valla hepimizi, güle güle 2006 hadi canım hadi!]

 

                 Yine de ne olursa olsun 2006’nın hakkını yedirtmem. Allah için son anına kadar heyecanlarla, sürprizlerle dolu bir yıldı. Mesela giderayak Saddam asıldı. Neyse 2006’da Türkiye’de ve dünyada neler olmuştu? Dilerseniz hep birlikte bu kara yılı bir hatırlayalım.

 

-          2006’ya girer girmez kuş gribi belasıyla karşı karşıya kaldık. Pek çok can aldı.

-          İsrail, 2 askeri kaçırılınca Lübnan’ı bombaladı. Binlerce kişi öldü.

-          Danimarka’da bir gazete Müslümanlar’ın tepkisini çeken ve dünya çapında protestolara neden olan karikatürler yayınlayınca karikatür krizi yaşandı.

-          Kuzey Kore ilk defa nükleer denemeler yaptığını açıkladı.

-          Güneydoğu’da yaşanan sel felaketinde çok sayıda vatandaşımız öldü.

-          Yugoslavya bölüne bölüne bir hal oldu. Son olarak Karadağ da Sırbistan’dan ayrıldı.

-          Filistin’de Hamas iktidar oldu.

-          Şike skandalıyla çalkalanan İtalya, 2006 Dünya Kupası’nı aldı. Bu maçta Zidane, Materazzi’ye kafa atarak kariyerini kırmızı kartla noktaladı.

-          Mehmet Ali Ağca hapisten çıktı , bir hafta sonra tekrar girdi.

-          Papa İslam dünyasını kızdırdı.

-          Aynı Papa ülkemizi ziyaret etti. Camide dua ettiği iddia edildi.

-          THY deve kesti.

-          İstanbul Fatih’te İsmailağa Camii’nde cinayet işlendi, katil linç edilerek öldürüldü.

-          Kitapları çok satan ama hiç kimse tarafından okunamayan Orhan Pamuk, Nobel ödülü aldı. Aynı Pamuk “30 bin Kürt, 1.5 milyon Ermeni öldürüldü” diyerek hem ödüle gölge düşürdü, hem de sevincimizi kursağımızda bıraktı.

-          Aynı gün Fransa, “Ermeni soykırımı yoktur” demeyi suç saydı.

-          AB’nin istekleri bitmek tükenmek bilmedi gene oyalamaya devam etti.

-          Danıştay’a saldırı düzenlendi.

-          PKK terörüne yine şehitler verildi.

-          Başbakan “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir” dedi.

-          Başbakan, Atatürk’ün Selanik’teki evindeki kabul defterinde gördüğü Mehmet Fehmi Dördüncü isimli bir emeklinin yazdığı yazıyı beğenmeyince yırtıp attı.

-          Başbakan bir çiftçiye anasına da alıp gitmesini söyledi.

-          Cüppeli Ahmet hoca jet-skinin üzerinde cüppesiz görüntülendi.

-          Başbakan arabasının içinde fenalık geçirince makam aracının camı balyozla kırılarak kurtarıldı.

-          Galatasaray Turkcell Süper Ligi’nde şampiyon oldu.

-          12 Dev Adam Dünya 6’ıncısı, Filenin Sultanları dünya 10’uncusu oldu.

-          Buz patencisi Tuğba Karademir Avrupa 13’üncüsü olarak büyük başarı kazandı.

-          Formula 1 İstanbul’da yapıldı. Törende KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat ödülü verince, Türkiye ceza yedi.

-          Fenerbahçe’nin ismi şike iddialarına karıştı.

 

Takdiri ilahi neticesinde 2006’da eceli gelip aramızdan ayrılanlar olduğu kadar öldürülenler de vardı.

 

-          Giderayak Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin idam edildi.

-          El Kaide lideri Ebu Musab Zerkavi, Irak’ta ABD askerlerince öldürüldü.

-          Savaş suçlusu eski Yugoslavya devlet başkanı Slobodan Miloseviç öldü.

-          İsrail Başbakanı Ariel Şaron komaya girdi. Hala çıkamadı.

-          Şili diktatörü Pinochet öldü.

-          Ecevit öldü.

-          Duygu Asena öldü.

-          Dertlilerin ablası, yalnızların arkadaşı Güzin abla öldü.(En çok buna üzüldüm)

-          Bizimkiler’in Sabri Bey’i Mehmet Akan öldü.

-          Atlantic Records’un kurucusu Ahmet Ertegün öldü.

-          Müzik yapımcısı Arif Mardin öldü.

-          Ünlü sinema yönetmeni Atıf Yılmaz öldü.

-          Ünlü yazar Erdal Öz öldü.

-          Pink Floyd’un kurucusu Syd Barrett öldü.

 

                              Bütün bu önemli gelişmelere karşın 2006 yılı hafızalarımıza "Azgın Teke" yılı olarak kazındı. Bu isim de Çin takviminden falan değil bizzat Türk televole kültüründen alınmaydı. Magazin dünyasında bu yıl ayrılanlar, barışanlar, evlenenler, boşananlar, aldatanlar, aldatılanlar, azgınlaşanlar, devrimciler, seks kasedi internete düşenler, bornozlarını erkek arkadaşlarının evinde unutan bakireler, biseksüeller, überseksüeller, kendini hokkabaz sananlar, tangayla yakalananlar, ekranda donsuz kalanlar, reklam yapanlar, kaçamaklar, veled-i zinalar mı istersiniz?!... Ne ararsan vardı!

Magazin kültürüyle yoğrulan toplumsal hayatımızda da işler çığrından çıktı. Dudakları uçuklatan, "Bu kadarı da olmaz yuh artık" dedirten, isyan ettiren, kızdıran, utandıran, hayretlere düşüren olaylar cereyan etti. Cinnet geçirip bütün ailesini doğrayanlar, 16 aylık bebeğe tecavüz, yetiştirme yurtlarındaki dayak ve taciz skandalları, çocuk pornosu, Şeref Can Engin hadisesi, sarhoş otomobil kullanıp kaza yapanlar, trafik kazaları, töre cinayetleri, kapkaçlar, gasplar... Maalesef bu yıl güzel yurdumuz Edirne'den Kars'a acı haberlerle sarsıldı.

 

Bu felaket tablosunu çizdikten sonra biraz tebessüm etmek açısından kendimce eğlenceli bir 2006'nın en'leri listesi hazırladım. Buyrun efendim...

 

YILIN ADAMI: Gaffır

YILIN LAFI: Beni beyenmüyür müüüsün?

YILIN KANKALARI: Gaffur-Burhan

YILIN DEVRİMCİ AŞIKLARI: Pınar Altuğ- Tony Teodoridis, Can Tezat, Yağmur Atacan. 

YILIN EN UYUMLU(!) ÇİFTİ: Gülşen- Reha Muhtar.

YILIN EN TEYATRAL ÇİFTLERİ: Ahu Tuğba-Meriç Erkan, Banu Alkan-Murat Taşdemir. 

YILIN LEYLA İLE MECNUN'U: Seda Sayan-Nihat Doğan. (Bu ilişki nereye gidüüyür? En son kavuştular mı nooldu?)

YILIN YETENEĞİ: Seray Sever. (Türkiye'nin "sanat güneşi" olmaya adeta yemin etmiş bu nadide yetenek, sunuculuk, oyunculuk, mankenlik, yazarlık, balerinlik derken şarkıcılığa da soyundu.Çıplak sesiyle yeri göğü inletti.) 

YILIN HOKKABAZI: Savaş Ay.(Kendisi önce Cem Yılmaz'ı senaryosunu çalmakla suçladı. Sonra programında hiçbirşeyden habersiz, günahsız bir tavşanı herkesin gözleri önünde telef etti.)

YILIN SALAĞI: Doğa Bekleriz.(Kepçe kulaklarını Japon yapıştırıcısıyla yapıştırarak estetik cerrahide çığır açtı.)

YILIN ÇIPLAĞI: Mehmet Ali Erbil'in programında donunu indirdiği tikli şahsiyet.

YILIN TOPSTARI: Ajdar("Çikita Muz" adlı single'ına bayıldık.

YILIN AZGIN TEKESİ: Neco

YILIN VELED-İ ZİNASI: Kaya Çilingiroğlu, Hülya Avşar'la evliyken yasak aşk yaşadığı Feraye Tanyolaç'tan evlenmeden çocuk sahibi oldu. 

YILIN ŞARKISI: Hovarda moruksun, aklın fingir fişte, sen ne kart horozsun sen, gözün çöplükte! Saçlarında aklar, zampik zampik laflar, 40'ından sonra azaanı, bilmem ne paklar?

YILIN DANSI: Elektrik bugiii ve Gaffur Çakkıdı.

YILIN ÇALIŞMASI: Deniz Seki'nin sevgilisi olduğu ddia edilen gençle teknede yaptığı "açı" çalışması.  

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !